Tanıdığım bir kız vardı. Ara sıra sohbet ederdik. Ara sıra sessizleşirdi, o zaman yalnız kalmak isteyebileceğini düşünüp üstüne pek varmazdım. Bugün bana yalnızlıktan nefret ettiğini söyledi. Bugün bana, loş bir balkonda otururken; aramızda, tam ortada, yeşil bir bitki, şu ana kadar değer verdiğim herkes beni hayal kırıklığına uğrattı, dedi.
Salonda Cem Adrian çalıyordu: Hayır istemem bir başkasını, yalnız da ayağa kalkabilirim. Anlatmasını bekledim. Bir şeyler daha söylemesini. Konuşmaya çalıştım. Olmadı. Sorular saçmaydı.
Karanlığın iyice inmesini bekledim. Bir şeyleri bekledim, ortadaki saksının kırılmasını, toprağın dökülmesini, yaprakların fırtınada dört bir yana dağılmasını........bekledim. Balkonun kenarlarındaki tüm çiçeklerin bir anda solup yere düşmesini...Bir şeylerin olmasını bekledim çünkü sessizlik çok asil ama çok acı veren bir protesto tarzıydı. Çünkü içinde taşıdığında, gözyaşı çok ağırdı.
Gece bazen çok sessiz. Bazen çok gürültülü. Gecenin gürültüsü içimdeki isyandan mı bilemiyorum?
Birini unutmak bazen sonbaharın bitişi kadar hüzünlü olabiliyormuş... Sonbaharın bitişi hüzünlü olur mu hiç? Ama belki ben sonbaharı sevdiğimden...
Aramızdaki saksıyı çektim sonra. Sandalyemi ona yakınlaştırdım. Eğildim, dedim ki, sen bir ağaç değilsin ki yaprakların dökülsün, sen Cem Adrian seven bir kızsın, dedim, sadece... Ama bir ağaç değilsin! Bir dere olabilirsin, bir rüzgar, evet, belki okyanusunu kaybetmiş bir dalgasın.. Ama...
... "Daha önce bırakıp gidenlere beni neden terk ettiklerini hiç sormadım. Sana da sormayacağım." dedi. Ben seni hiç bırakmadım ki, demek istedim, ellerini tutmak, lütfen böyle konuşma, demek istedim. Kalktı. Müziği kapattı. Sonra ne oldu bilmiyorum. Bir dere gibi, topraklarımdan uzak köylere aktı....gitti... Bir rüzgarın pencereden usulca çekilişi gibi, sustu daha derinden, okyanusunu aramaya giden bir dalga gibi kollarını açıp sarılabileceği sahillere gitti...
Onun adı "Sonbahar" değildi.
-B.J.
Bu blog'ta yazılanların her hakkı yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilmeden ve izni olmadan hiçbir yerde yayınlanamaz.

BALODAKİ DAVETLİLER
Popüler Yayınlar
-
Yeni Arkadaşlar ve Fal -Falımda AŞK VAR! Bugün Artemisia'nın adaşı; kursta yeni tanıştığım Biyolog kız bana fal baktı; çok ama çok tatlı...
-
Yarın başka bir şehre gidiyorum. Bakalım neler bekliyor o şehirde beni. Bir aradan sonra yeni bir yolculuk duygusu daha. Yolculuk duygusuna ...
-
Son birkaç günde yaşananlar arasında en dikkat çekici olan şüphesiz ki Keanu Reeves ile görüşmemdir. Onu, görüştüğüm günün ertesindeki notl...
-
Sevgili HAZAL , "Ne zaman mutlu yazını okuyacağız senin?" diye sormuş; sabah çok karanlık başladım ama en azından bugünümün enfes ...
-
Başka bir yağmur buldum!!! Başka bir yağmurdan geliyorum; ama saçlarım kuru & çok mutluyum!!! I'm singing in the rain Just singing i...
-
Biz iyi hissettiğimiz için; bilinçaltımız rahatladığı için mi rüya görürüz? Yoksa o bi iki dakikalık üç beş saniyelik görüntüler dizisi mi b...
-
Burada arkadaş ortamlarına git gide daha çok girmeye başladım. Sıkıntım geçti. Zaman zaman çoook rahat hissediyorum ama ekonomik sorunların ...
-
"Biliyor musun, çocukken bile hep yanlış kadını seçtim. Benim sorunum bu olmalı. Annem Pamuk Prenses'i izlemeye götürdüğünde herkes...
-
Dün Simon mesaj attı bana "naber" tarzı. ( Nabeeer, Nası Gidiyoooo tarzı :P) Ben ise bazen, yani konuşmak istediğimde, çok s...
-
"My imagination makes me human and makes me a fool; it gives me all the world and exiles me from it." (ursula k. le guin)
7 Ağustos 2010 Cumartesi
Hayır İstemem Bir Başkasını Yalnız da Ayağa Kalkabilirim
Etiketler:
bir kız,
Cem Adrian,
sonbahar,
yalnız
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
b.j, blogunda okuduğum en iyi yazın bu.
YanıtlaSilneden biliyor musun. yaşadığın bir anı bu kez gerçekle kurgu arası edebi, soyut bir dille anlatmışsın.
sonbahar.
neyse ki sonbahar değil. başka baharlar da var.
:)
baharların sonuncusu olsa ve sadece yaz ile kış olduğunu düşünsene.
:)